Dünya futbolunun en büyük sahnesi olan FIFA Dünya Kupası, 2026 yılında tarihin en geniş kapsamlı organizasyonuyla geri dönüyor. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortaklığında düzenlenecek olan bu dev turnuva, 48 takımın katılımıyla futbolseverlere tam bir şölen vaat ediyor. 11 Haziran’da Mexico City’deki tarihi Estadio Azteca’da başlayacak olan maraton, 19 Temmuz’da New Jersey’deki MetLife Stadium’da son bulacak. Turnuvanın en çok merak edilen eşleşmelerinden biri olan G Grubu ise Belçika, Mısır, İran ve Yeni Zelanda’yı bir araya getirerek üç farklı kıtanın futbol kültürünü aynı sahada buluşturuyor.
İçindekiler
G Grubu, kâğıt üzerinde Belçika’nın liderlik koltuğu için en güçlü aday olduğu bir tablo çiziyor. Ancak modern futbolun sürprizlere ne kadar açık olduğunu geçtiğimiz turnuvalarda defalarca gözlemledik. Bahis piyasaları ve futbol otoriteleri, Belçika’nın grubu zirvede tamamlama ihtimalini %70 civarında görüyor. Bu baskın pozisyona rağmen, ikincilik mücadelesi için Mısır, İran ve Yeni Zelanda arasında oldukça dengeli ve sert bir rekabetin geçmesi bekleniyor.
Gruptaki takımların güncel FIFA sıralamaları ve güç dengeleri şu şekilde özetlenebilir:
Yeni turnuva formatı gereği, gruplarını üçüncü sırada tamamlayan en iyi sekiz takımın da son 32 turuna yükselecek olması, G Grubu’ndaki her bir puanın ve averajın hayati önem taşımasına neden oluyor. Bu durum, özellikle Mısır ve İran arasındaki maçın turnuvanın kaderini belirleyen en kritik karşılaşmalardan biri haline gelmesini sağlıyor.
Belçika futbolu, “Altın Nesil” olarak adlandırılan ve son on yıla damgasını vuran jenerasyonun son demlerini yaşıyor. Eden Hazard gibi isimlerin sahneden çekilmesinin ardından, takımın direksiyonuna Ocak 2025’te deneyimli teknik adam Rudi Garcia geçti. Garcia, daha önce Napoli, Roma ve Lyon gibi dev kulüplerde elde ettiği taktiksel birikimi şimdi Belçika Milli Takımı’nın başarısı için kullanıyor. 4-3-3 ve 4-2-3-1 sistemlerini esnek bir şekilde kullanan Fransız hoca, takımın hücum gücünü korurken savunma disiplinini artırmayı hedefliyor.
Belçika’nın 2026 yolculuğu eleme grubunda oldukça heyecanlı geçti. UEFA J Grubu’nda Galler ile kıyasıya bir mücadeleye giren Kırmızı Şeytanlar, özellikle Brüksel’de oynanan ve 4-3 kazandıkları Galler maçıyla rüştünü ispatladı. Kevin De Bruyne’in son dakika golüyle gelen bu galibiyet, takımın direncini simgeleyen bir dönüm noktası oldu. Ardından gelen 7-0’lık Liechtenstein galibiyeti ise takımın hücum varyasyonlarının ne kadar zenginleştiğini tüm dünyaya gösterdi.
G Grubu’nun en dikkat çekici karşılaşmalarından biri, şüphesiz Mısır ile İran arasında oynanacak olan müsabaka. İki ekip, tarihlerinde daha önce sadece bir kez 2000 yılında karşı karşıya gelmişti. 26 Haziran 2026 tarihinde Seattle’da oynanacak bu maç, sadece sportif açıdan değil, organizasyonel açıdan da gündemde. Seattle yerel komitesinin bu maçı “Onur Haftası” etkinlikleriyle birleştirme planı, FIFA ile yerel otoriteler arasında diplomatik bir krize neden oldu. FIFA, ülkelerin kültürel ve siyasi duruşlarını göz önüne alarak bu temayı resmi olarak onaylamadığını duyurdu.
Sportif açıdan bakıldığında, Mısır’ın teknik direktörlüğü altında sergilediği dirençli futbol ve İran’ın Asya elemelerindeki disiplinli savunma hattı, bu maçı taktiksel bir satranç tahtasına dönüştürecek. Yeni Zelanda ise fizik gücü yüksek oyuncu grubuyla, Vancouver ve Los Angeles arasındaki seyahat trafiğinde rakiplerinin yorgunluğundan faydalanmaya çalışacak.
Belçika kadrosu, hem büyük tecrübeleri hem de Avrupa futbolunun yeni parlayan yıldızlarını bünyesinde barındırıyor. Takımın oyun aklı, kuşkusuz 34 yaşındaki kaptan Kevin De Bruyne. Premier Lig tarihinin en iyi orta sahaları arasında gösterilen De Bruyne, kariyerinin muhtemelen bu son büyük turnuvasında Belçika’yı zirveye taşımak istiyor. Hücum hattında ise Napoli formasıyla gollerine devam eden Romelu Lukaku, 120 milli maçta attığı 85 golle takımın en büyük kozu olmaya devam ediyor.
Takımın dikkat çeken diğer önemli isimleri şunlardır:
Savunmada Arthur Theate ve Wout Faes ikilisi, Courtois’nın önünde aşılması zor bir duvar örmeyi hedeflerken, genç yetenek Maxim De Cuyper’in sol kanattaki dinamizmi Belçika’ya hücumda ekstra bir genişlik kazandırıyor.
2026 Dünya Kupası’nın en büyük zorluklarından biri olan devasa mesafeler, G Grubu takımları için nispeten daha az yıpratıcı olacak. Grubun tüm maçları Kuzey Amerika’nın batı yakasında; Seattle (Lumen Field), Los Angeles (SoFi Stadium) ve Vancouver (BC Place) şehirlerinde oynanacak. Bu şehirler arasındaki uçuş sürelerinin kısalığı, takımların antrenman programlarını ve rejenerasyon süreçlerini olumlu etkileyecek.
“Bu turnuvada sadece yetenek değil, aynı zamanda lojistik planlama ve fiziksel dayanıklılık da şampiyonu belirleyecek. Batı kıyısında kalmak bizim için büyük bir şans.” — Rudi Garcia, Belçika Teknik Direktörü
Mısır, İran ve Yeni Zelanda’nın bu coğrafi avantaja nasıl uyum sağlayacağı merak konusu. Özellikle Yeni Zelanda, iklimsel olarak kendine daha yakın bulduğu Vancouver atmosferinde sürpriz puanlar toplamanın hesabını yapıyor. İran ise Los Angeles’taki yoğun yerleşik nüfusunun desteğiyle SoFi Stadium’u adeta bir ev sahibi stadyumuna dönüştürebilir.
Sonuç olarak G Grubu, Belçika’nın veda turu niteliğindeki bu büyük yürüyüşünde, Mısır’ın hırsı, İran’ın disiplini ve Yeni Zelanda’nın direnciyle harmanlanmış unutulmaz maçlara sahne olacak. Futbolseverler için her dakikası heyecan dolu bu mücadeleler, TRT ekranlarından canlı olarak tüm Türkiye’ye ulaşacak.
Beşiktaş camiasının büyük bir heyecanla takip ettiği Mohamed Salah transfer süreci, finansal detayların ağırlığı altında…
Galatasaray Futbol Takımı, 2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında Avusturya’nın Windischgarsten bölgesinde yoğun bir kamp dönemi geçiriyor.…
2026 FIFA Dünya Kupası'nın görkemli finali, futbol tarihine derin izler bırakacak bir mücadeleye sahne oldu.…
2026 FIFA Dünya Kupası, futbol tarihinin en heyecan verici finallerinden birine sahne oldu. Arjantin ve…
2026 FIFA Dünya Kupası, futbol dünyasının en büyük yıldızlarının sahne aldığı ve unutulmaz bir rekabete…
2026 FIFA Dünya Kupası, futbolseverlere unutulmaz anlar yaşatırken bireysel performanslar da spor tarihine altın harflerle…